Arşiv

Archive for the ‘Güvenlik Makaleleri’ Category

Parçalanmış Paketler ve Güvenlik Sistemlerine Etkileri

Haziran 22, 2009 fentanyl Yorum yapın

Internetin temelini oluşturan TCP/IP kötü amaçlı kullanılabilecek çeşitli özelliklere sahiptir. Bunlardan biri de ağlar arası iletişimde çok sık kullanılan parçalanmış (fragmented) paketlerdir. Bu yazı parçalanmış paketlerin ne olduğu ve güvenlik yönünden ne gibi sakıncalar içerebileceğini anlatmaktadır.

Parçalanmış Paketler

Parçalanmış paketler(Fragmented Packets) konusu çoğu network ve güvenlik probleminin temelini teşkil etmektedir. Günümüzde tercih edilen  NIDS/NIPS (Ağ tabanlı Saldırı Tespit ve Engelleme Sistemleri) sistemleri bu konuya bir çözüm getirse de hala eksik kalan, tam anlaşılmayan kısımlar vardır. Bu sebepledir ki günümüzde hala parçalanmış paketler aracılığıyla yapılan saldırılara karşı korunmasız olan popüler IPS yazılımları bulunmaktadır[1].

Bu yazıda parçalanmış paketlerin nasıl çalıştığı, ne gibi tehlikeler oluşturabileceği ve basit koruma yöntemlerinden bahsetmeye çalışacağım.

Yazı iki bölümden oluşmaktadı; ilk bölümde IP parçalamanın ne olduğu, hangi durumlarda nasıl gerçekleştiği, ikinci bölümde IP parçalamanın ne tip güvenlik zaafiyetlerine sebep olabileceği konuları üzerinde durulacaktır.

IP (Internet Protocol) Yapısı

Parçalanmış paketler konusunun iyi anlaşılabilmesi için öncelikle  IP(Internet Protocol) paketinin temel yapısının bilinmesi gerekmektedir. IP paketinin yapısını analiz etmek Sniffer olarak adlandırılan çeşitli araçlar vasıtasıyla olur. Bu araçlardan bazıları aşağıdaki gibidir;

•    Tcpdump
•    Wireshark
•    Snort
•    Tshark
•    Snoop

Linux ortamında paket analizi için en sık kullanılan araçlar  tcpdump ve daha görsel bir araç olan Wireshark’dır.

Windows  ortamları için windump, thsark ya da daha görsel bir yazılım olan Wireshark tercih edilmektedir.

Tcpdump ile paket analizi yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta tcpdump’ın öntanımlı değerleri ile bir pakete ait 68/96 byte’ı göstermesidir. Bu değer bir ip paketinin başlık bilgilerini göstermeye yetecektir fakat paketin payload kısmı incelenmek istenirse bu değerden daha fazlasına ihtiyaç duyulur.

Tcpdump’la analiz yaparken  –s 0 parametresini kullanarak bir pakete ait tüm alanları görmek mümkündür.  Temel Tcpdump kullanımı için http://www.enderunix.org/docs/tcpdump.html adresinden faydalanabilirsiniz.

MTU (Maximum Transfer Unit)

MTU değeri bir ağa girişteki maksimum kapasiteyi belirtir. Mesela Ethernet ağları için MTU değeri 1500 byte, FDDI için 4500 byte’dır. Bu demek oluyor ki ethernet ağa giren bir paketin boyutu maksimum 1500 byte, FDDI ağa giren bir paketin boyutu en fazla 4500 byte olabilir.

MTU değerleri farklı iki ağ arasında geçişlerde eğer ilk ortamın MTU değeri daha büyükse IP paketlerinde yeni girilecek ortama göre parçalama işlemi yapılır.
Devamını okuyun…

Optik Ağların Güvenliği

Mayıs 15, 2009 fentanyl Yorum yapın

OPTİK AĞLARIN GÜVENLİĞİ

1. GİRİŞ

Son yıllarda Internet omurgası üzerinde, yüksek bandgenişliği gereksiniminin artmasıyla birlikte, verilerin optik ortam üzerinden yüksek hızlarda taşınması gündeme gelmiştir. Pratikte 100Gbps düzeyinde iletim hızında hizmet verebilen tam optik ağların Tbs (terabit / s) düzeyinde iletime olanak verebildiği laboratuvar ortamında gösterilmiştir. Tam optik ağların sunduğu en önemli kazanımlardan biri, gönderilen sinyallerin ağ içinde yeniden yaratılması sorununu ortadan kaldırması ve veri transferine saydamlık kazandırmasıdır.
Tam optik haberleşmenin çok yüksek hızlarda gerçeklendiği bilindiğinden, optik ağların güvenliği konusundaki çalışmalar çok yeni ve daha kısıtlıdır. Optik ağlarda güvenlik temel olarak 2 ana başlıkta toplanmaktadır: Fiziksel ortam güvenliği ve anlamsal güvenlik. Fiziksel güvenlik, bilginin bütünlüğü ve gizliliği üzerinde odaklanırken, anlamsal güvenlik, saldıranın iletim kanalına erişimi durumunda bilginin korunması üzerine odaklanır.

2. TAM OPTİK AĞLAR

Tam optik ağlar zaman bölmeli çoğullama (TDM) kipinde hizmet veren ağlar ve dalgaboyu bölümlemeli çoğullama (WDM) kipinde hizmet veren ağlar olmak üzere iki ana kategoride toplanabilirler. Ancak en yaygın kullanılan çoğullama yöntemi WDM olarak kabul edilmektedir. WDM ağlar, bir optik lifin bandgenişliğini, her biri 10Gbps kapasiteye sahip çok sayıda dalgaboyu kanalına böler. Veri iletimi bu dalgaboyu kanalları üzerinden dalgaboyu / frekans seçici anahtarlar (WSS) aracılığıyla gerçeklenir.

Devamını okuyun…

Fiziksel güvenlik

Mayıs 15, 2009 fentanyl Yorum yapın

Fiziksel güvenlik:

bilgisayarına kurlu olan herhangi bir işletim sistemin güvende olmasını ve dosyalarının kendisi ve izin verdiği kişiler dışınızdaki birileri tarafından değiştirilmemesi veya silinmemesini istemek her kulanıcının hakkıdır. Ama bunu gerçekleştrimek için bilgisayarı işletim sistemini aktif hale geçirmeden önce ve işletim sistemine giriş yaparken yapması gereken bazı işlemler var.
bilgisayarınız açılırken eğer sizin dışınızda birileri BIOSunuza kolayca girebiliyorsa ve burada yaptığı değişiklikleri aktif hale getirebiliyorsa bazı sorunlarla karşılaşma olasılığınız artıyor. Her ne kadar yeni bilgisayarların çoğunda BIOSa nasıl girileceği başlangıçta gözükmese de bilen bir insan rahatlıkla BIOS içinde yapıcağı değişikliklerle ister bilgilerinizi çalma (öğrencilerin notlerını çalınması), ister biligilerinizi yok etme (tezinizin veya projenizin bulunduğu sabit diskin silnmesi) başarılı olabilir. Bu tür bir riski engellemek için BIOSa girip sadece sizin aklınızda kalıcak biraz karmaşık bir şifre koyun (bu işlemi adım adım anlatamıyorum çünkü bir çok çeşküfür Yazılamaz BIOS ekranı var ama hepsinde bir password seçeneği var.). Ama şifrenizi sevdiğiniz bir arkadaşınızın adı, doğum tarihiniz, kedinizin adı, vb gibi kolay tahmin edilicek kelimeler arasından atamayın. Biraz harf ve sayılar birlikte olsun.

Devamını okuyun…

Bilgi Güvenliği – Slayt

Mayıs 15, 2009 fentanyl Yorum yapın

Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi (BGYS) – 2

Mayıs 15, 2009 fentanyl Yorum yapın

Yönetim Sorumluğu, BGYS İç Denetimleri, BGYS’in Yönetim Tarafından Gözden Geçirilmesi, BGYS İyileştirmeleri

Yönetimin, ISO/IEC 27001 standardındaki Madde 5 ile uyumlu olarak; BGYS’nin kurulması,
gerçekleştirilmesi, işletilmesi, izlenmesi ve gözden geçirilmesi, sürekliliğinin sağlanması ve iyileştirilmesinde üstlendiği prosesler ve faaliyetler için var olduğunu kanıtlaması önemlidir. bilgi güvenlik politikasının tesisinden başlayarak, hedeflerin belirlenmesi, rollerin ve sorumlulukların verilmesi, bilgi güvenlik yönetiminin öneminin işe iletilmesi, kaynakların BGYS için tedarik edilmesi, yönetimin gözden geçirme sürecini uygulayarak risk kabul ölçütüne ve kabul edilebilir risk seviyesine karar verilmesi; gerçek, pozitif, şeffaf destek verilen ve kendisini adamış bir yönetime ihtiyaç gösterir.

Yönetim kararlarının yazıya dökülmesi ve yazıya dökülen bu kararların, kendisini işe adamış olan kuruluşun bilgi güvenliği yönetim prosesine sahip olduğunu kanıtlaması için gösterilmesi amacıyla kullanılabilir.
Devamını okuyun…

Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi (BGYS) – 1

Mayıs 15, 2009 fentanyl Yorum yapın

Bilgi güvenliği standardı BS 7799-2’nin revize edilip 2005’in sonlarında ISO 27001:2005 olarak değiştirilmesiyle yürürlüğe giren bu standart kurumların bilgi güvenliği yönetim sistemi kurmaları için gereklilikleri tanımlamaktadır.
Bunun yanı sıra ISO 17799:2002 numaralı standart ISO 17799:2005 bilgi teknolojileri güvenlik teknikleri en iyi uygulamalar rehberi olarak revize edilip yayınlanmıştır ve ISO 27001’e göre kurulacak bir BGYS’nin nasıl gerçekleştirilebileceğine dair açıklamaları içerir.

bilgi güvenliği yönetim sistemi, kurumunuzdaki tüm bilgi varlıklarının değerlendirilmesi ve bu varlıkların sahip oldukları zayıflıkları ve karşı karşıya oldukları tehditleri göz önüne alan bir risk analizi yapılmasını gerektirir. Kurum kendine bir risk yönetimi metodu seçmeli ve risk işleme için bir plan hazırlamalıdır.

Risk işleme için standartta öngörülen kontrol hedefleri ve kontrollerden seçimler yapılmalı ve uygulanmalıdır. Planla-uygula-kontrol et-önlem al (PUKÖ) çevrimi uyarınca risk yönetimi faaliyetlerini yürütmeli ve varlığın risk seviyesi kabul edilebilir bir seviyeye geriletilene kadar çalışmayı sürdürmelidir.
Devamını okuyun…

Bilgi Güvenliği Genel Tanımlar

Mayıs 15, 2009 fentanyl Yorum yapın

Gizlilik
Saklanan, işleme tabi tutulan ya da aktarılan her türlü bilginin, yalnızca bilgiye erişmeye ve kullanmaya yetkili kuruluşa ve/veya sahibine ait olmasını sağlamak için korunması gerekir.
Erişim kontrolünün pek çok şekli, temelde gizliliğin korunması hakkındadır. Şifreleme, bilginin gizli kalmasını sağlayan bir kontrol örneğidir.
Kontroller, bilgi güvenlik yönetimi sisteminin her aşamasında uygulanabilir:
Fiziksel aşama (örneğin; kapıların, muhafaza kaplarının, kasaların kilitlenmesi); mantıksal aşama (örneğin; bir veri tabanında ayrı veri alanları, uygulamadaki veri, kâğıt halindeki belge). Her koşulda tehditler ve hassasiyetler tanımlanmalı, ilişkili riskler değerlendirilmeli ve bir kontrol sistemi seçilmeli, gerçekleştirilmeli ve söz konusu bu risklere karşı koruma amacıyla uygulanmalıdır.
Devamını okuyun…

Bilgi Güvenliğinin Farkındalığı

Mayıs 15, 2009 fentanyl Yorum yapın

Bilgi güvenliğinin farkında lığını artırmak için gereken adımların en başında kişisel bilgi güvenliğini sağlamak gelir. Öncelikle kişisel güvenliği sağlamak için yapılması gerekenleri inceleyelim

A-Kişisel bilgi güvenliği

1-Kişisel bilgisayar güvenliğiKişisel bilgisayarımızın güvenliğini Sağlamak İçin:

A-bilgisayarımızda Firewall Kullanmak
Güvenlik duvarı, iki ağ arasındaki IP trafiğini kontrol etmek için kullanılan donanım veya yazılımlar- dır. Daha üst katmanlarda görev alan bazı türlerinin dışında, çoğu güvenlik duvarı türleri OSI (Open Systems Interconnection (Açık Sistemler Ara bağlaşımı)) Modelinin 3. katmanında görev alır.

Güvenlik duvarı genel olarak;
-     Çeşitli ağ saldırılarına karşı bilgisayarı korumak,
-     Ağ trafiğini ve erişim politikalarını kontrol etmek,
-     Herhangi bir şüpheli durum tespit edildiğinde uyarı göndererek durumu kullanıcıya bildirmek için kullanılır.
Güvenlik duvarının bir bilgisayarı tek başına kesinlikle koruyamayacağı unutulmamalıdır. Güvenlik duvarının en etkili şekilde çalışabilmesi, birçok parçadan oluşan bir güvenlik mimarisi içinde bulunmasına bağlıdır.

Güvenlik duvarı filtreleme özellikleri öğrenmek için http://www.bidb.itu.edu.tr/?i=446 bu adrese başvurabilirsiniz.

Devamını okuyun…

Bilgi Güvenliğinde Güncel Gelişmeler

Mayıs 15, 2009 fentanyl Yorum yapın

E-imza nedir?

Elektronik imza; başka bir elektronik veriye eklenen veya elektronik veriyle mantıksal bağlantısı bulunan ve kimlik doğrulama amacıyla kullanılan elektronik veriyi tanımlar.
Elektronik imza; bir bilginin üçüncü tarafların erişimine kapalı bir ortamda, bütünlüğü bozulmadan (bilgiyi ileten tarafın oluşturduğu orijinal haliyle) ve tarafların kimlikleri doğrulanarak iletildiğini elektronik veya benzeri araçlarla garanti eden harf, karakter veya sembollerden oluşur. Elektronik imza kavramı çok genel bir tanım olup kişilerin elle atmış olduğu imzaların tarayıcıdan geçirilmiş hali olan sayısallaştırılmış imzaları, kişilerin göz retinası, parmak izi ya da ses gibi biyolojik özelliklerinin kaydedilerek kullanıldığı biyometrik önlemleri içeren elektronik imzaları veya bilginin bütünlüğünü ve tarafların kimliklerinin doğruluğunu sağlayan sayısal imzaları içermektedir. Sayısal imza, imzalanan metine göre farklılık gösterir ve içeriğin matematiksel fonksiyonlardan geçirilerek eşsiz olduğu düşünülen bir değer bulunması sureti ile elde edilir.

Devamını okuyun…

Bilgi Güvenliği Platformu

Mayıs 15, 2009 fentanyl Yorum yapın

Platform içeriği : bilgi güvenliğine Giriş, Kurumsal bilgi güvenliği ile Ağ Destekli Ülke bilgi güvenliği hakkında bilgilendirmeler yapılacaktır.

Konu Başlıkları :

1 – bilgi güvenliği İlkeleri
2 – bilgi güvenliği Tehditleri
3 – bilgi güvenliğinde Güncel Gelişmeler
4 – bilgi Günliğinin Farkındalığı
5 – bilgi güvenliği Genel Tanımlar
6 – ISO 27001 Aşamaları
7 – BGYS nedir?
8 – BGYS Kurulması
9 – BGYS Gerçekleştirme ve İşletilmesi
10 – BGYS Belgelendirme
11 -  BGYS Dökümantasyon
12 – BGYS İzleme ve Gözden Geçirme
13 -  BGYS Sürdürme ve Geliştirme
14 – BGYS Yönetim Sorumluluğu
15 – Sosyal Mühendislik
16 – Kişisel Güvenlik
17 – Fiziksel Güvenlik
18 – Haberleşme güvenliği
19 – bilgisayar ve Ağ güvenliği
20 – Kurumsal bilgi güvenliği
21 – Ülke bilgi güvenliği
22 – Ülke bilgi Sistemleri

bilgi güvenliğine Giriş

Günümüzün gelişen ağ teknolojileri sayesinde artık birçok iş ağ üzerinden yapılmaktadır. bilgilerin, özellikle de değerli bilgilerin herkese açık bir ortam üzerinden taşınması,ve bu ortamın bir çok kişi tarafından kullanılması, verilerin izinsiz kullanılmasına olanak sağlar. Bunun yanında saldırılar ağ üzerindeki sunucuları da hedef alabilir ve sistemlerin çalışmasını engelleyebilir.

Devamını okuyun…

ActiveX ile Ziyaretçi Denetimi

Mayıs 12, 2009 fentanyl Yorum yapın

Web sayfalarında kullanılan ziyaretçi engelleme yöntemlerinden en çok kullanılan ip adresi ile yapılan engellemedir. Bu yöntemi bu kadar etkin kılan basit olması ve herhangi bir programlama dili ile yapılabilmesi (asp, php, asp.net, python, perl..)

Ne yazık ki bu yöntem kullanıcı denetimleri açısından komik kalacak düzeyde basit. Şimdi ip adresine yapılan filtreleme/engellemelerde ki zaaflara bakalım :

* Bireysel saldırılarda veya istem dışı (farkında olmadan bir botnetin parçası olan bilgisayarlar) saldırılarda bulunan bilgisayarların neredeyse tamamının dinamik (değişken) ip adresi kullanması.

* İp adresinin kolay değişebilmesi ve bu işlemin çok kısa bir süre içinde gerçekleşmesi.

* Büyük çaptaki saldırılarda ip adreslerini loglayan kodun aşırı miktarda çalıştırılması sonucu, asp server’ın, ilgili sayfanın adresleri barındıran database’in hizmet kesintisine uğrayabilmesi.

* ‘Saldırgan’ olarak işaretlediğiniz bir bilgisayarın ip adresinin, ertesi gün masum bir kullanıcının bilgisayarına atanmış olabilme ihtimali. Böyle bir durumda saldırıyla alakalı olmamasına rağmen ziyaretçi adresinize erişemeyecektir.

* Çok sık kullanılan bir yöntem olduğu için, sayfaya erişimi engellenen saldırganın aklına ilk ip adresini değiştirmek gelecektir.

Bu ve benzeri daha bir çok zayıf nokta sayılabilir bu konuda.

ActiveX Dünyasına Girelim

Bu başlık altında temel olarak 2 yöntemden bahsedeceğiz. Mac adresi ve SID değeri üzerinden yapılan ziyaretçi denetimleri.

Eğer sayfanızın güvenliğini önemsiyorsanız, SSL desteği alarak kullanıcılarınızın içini biraz da olsa rahatlatabilirsiniz. Güvenli sertifikalarla desteklenmiş bir sayfada ziyaretçiler daha az tedirgin olacaktır ve sayfanızın içerdiği activeX denetimlerini daha kolay kabul edeceklerdir.

* Microsoft update, online güvenlik taraması yapan firmalar (symantec, panta, kaspersky), sesli sohbet odaları, bazı upload sistemleri halen activeX denetimlerini kullanılır. Bu gibi adresler kullanıcılar tarafından ‘güvenilir’ olarak görüldüğü için denetimleri kolayca kabul edilmektedir.

İlk yöntemimiz olan Mac adresinden bahsedelim:

Harddisk, Ethernet kartı, usb slotları gibi donanımların her birinin fiziksel bir kimliği vardır, bu kimliğe mac adresi denir.

* Mac adresi; asp, php, asp.net gibi kendisini barındığı sunucuda çalıştıran programlama dilleri ile alınamaz. İnternet’te bu konu hakkında efsaneden ibaret bir çok kod vardır, tümü yalnızca üzerinde barındığı sunucunun mac adresini gösterir.
* Mac adresini alabilmek için kullanıcı, ziyaretçi tarafında kod çalıştıran dillere (Jsp-activeX-Java vs..) ihtiyacımız vardır.
* Mac adresi değiştirilebilir fakat bu işi yapan programların büyük çoğunluğu yalnızca harddiske ait mac adresini değiştirmektedir. (Usb slotlara kadar tüm donanımların mac adreslerini ‘Technitium Mac’ yazılımı ile değiştirebilirsiniz.)
* Değiştirilmesi ip adresine göre daha zor, SID’ye göre çok daha kolaydır.

ActiveX ile örnek bir Mac bilgisi alma uygulamasını inceleyelim :

<html><head><body><title>Serhat DÜNDAR’ın örnek Mac adresi projesi</title>
<table border=”5″ width=”250″ align=”center”>
<tr><td> <== Donanımsal Kimlikleriniz ==></td></tr></table>
<script>
var obj = new ActiveXObject(”WbemScripting.SWbemLocator”);
var servis = obj.ConnectServer(”.”);
var sorgum = servis.ExecQuery(”SELECT * FROM Win32_NetworkAdapterConfiguration”);
var say = new Enumerator (sorgum);
document.write(”<table style=\”border-width:1; border-color:black; border-style:solid;\”>”);
for (;!say.atEnd();say.moveNext ())
{
var MacAl = say.item ();
document.write(”<tr>”);
document.write(”<td>” + MacAl.Caption + “</td>”);
document.write(”<td>” + MacAl.MACAddress + “</td>”);
document.write(”</tr>”);
}
document.write(”</table>”);
</script></font></body></head></html>

Bu yöntem ile elde ettiğiniz mac adresini sayfaya yazdırabilir, veritabanına kaydedebilir, engelleyebilirsiniz. Geri kalan kısım sizin programlama becerinize kalmıştır.

Farklı Bir Fikir

Araştırmalarım sonucunda bu yöntemin daha önce hiç kullanılmadığını, hatta hiç tartışılmadığını gördüm.

SID nedir bahsetmiştim. Bilgisayara, daha doğrusu kullanıcıya ve kullanıcı gruplarına ait güvenlik kimliğidir. Microsoft tarafından asla tekrarlanmayacağı, çakışmayacağı ön görülür.

Rastlantısal çakışma olasılığı ip ve mac adreslerine göre en az düzeydedir. ‘HKEY_LOCAL_MACHINE\Software\Microsoft\Windows NT\CurrenVersion\ProfileList’

anahtarı altında saklanır.

ActiveX ile registry’den herhangi bir anahtarı, içerdiği id’yi çekebileceğimizi biliyoruz. O halde sayfamıza ekleyeceğimiz denetimle ile ziyaretçilerimizin de SID değerlerini öğrenebiliriz. Eğer bu değeri öğrenebilirsek, bu değer üzerinden engelleme işlemide yapabiliriz. Mantıksal kurguyu yaptık ve başarılı sonuç aldık o halde işleme geçelim.

* SID değerini değiştirmek daha fazla tecrübe ve zaman gerektirir. Saldırgan açısından sıkıntıdır.
* Anı ağ üzerindeki klon pc’lerin SID değerleri anı atanabilir. Bu sayede 1 pc’yi engellemek aynı ağdan saldırı yapan bütün pc’leri engellemek demektir. Bu bize zamandan ve log yönetiminden tasarruf sağlar.
* Engelleme işlemini pc yerine, kullanıcı veya kullanıcı grubu üzerinden yapabiliriz. Bu sayede bir bilgisayardaki X, Y, Z kullanıcılarından X ve Y’nin erişimini yasaklayıp, Z’ye erişimi serbest bırakabiliriz.
* System ve Creator Owner hesaplarını engellemek, bütün hesapları engellemek anlamına gelir.

ActiveX ile Registry yönetimi için örnek çalışma kodları vereceğim. Bunları düzenleyerek, üzerine web programlama bilginizi katarak kendi güvenlik sisteminizi kurabilirsiniz. Güvenlik sadece birkaç yazılım ve kazanılmış tecrübeden ibaret değildir, hayalgücünüz ve bilgilerinizi birleştirerek ortaya çok güzel şeyler çıkartabilirsiniz.

Serhat DÜNDAR

Uygulama Güvenliği

Nisan 29, 2009 fentanyl Yorum yapın

Https zaafından bahsettik ancak http protokolünden hiç bahsetmedik. Https için geçerli olan tüm riskler http için de geçerlidir. Dolayısı ile bu yazı https ve http güvenliğini kapsar. Web güvenliğini düşündüğümüzde 4 temel güvenlik adımı üzerinde durabiliriz.

Güvenli Yazılım

Tüm güvenlik açıkları hatalı kod yazılması ile ortaya çıkar. Açık istemiyorsak kodlarımız sağlam olmalıdır. Güvenli yazılım için yazılım ekibini eğitimli ve tecrübeli kişilerden oluşturmalıyız. Elbette tek etken bu değil. Neticede bir web uygulamasında binlerce aktif sayfa çalışır ve insan hatası sebebiyle bazılarında hata bulunması kaçınılmazdır. Hatalı kod üretimini engellemek için kodları analiz eden ve hataları tespit edip önerilerde bulunan yazılımlar kullanılmalıdır. Yazılım geliştirme platformu oldukça geniş bir yelpazeye sahiptir. Bu sebeple uygun kod denetimi yazılımını bulmak için güvenlik danışmanınıza ve uygulama geliştirme platformu üreticinize danışmanızı öneririm.

Sunucu Tabanlı Atak Engelleme Sistemi

Sonuçta tüm https ve http istekleri web sunucuları üzerinde işleme tabi tutulur. Sunucu Tabanlı Atak Engelleme Sistemleri (HIPS) bilinen ve bilinmeyen açıklara karşı koruma sağlayabilir. Doğru HIPS seçimi için korunacak sistemin analizi yapılması gerekir. Örneğin korumamız gereken platformda bir Microsoft SQL sunucusu bulunuyorsa, kullanacağımız HIPS sisteminin de Microsoft SQL destekli bir ürün olması gerekir. HIPS üreticilerinin bazılarında değişik platformlar için değişik çözümler mevcuttur. Doğru seçimi ve konfigürasyonu yaratmak için güvenlik danışmanınıza başvurmanız gerekir.

Application Firewall

Application Firewall ürünleri uygulamaları korumak üzere dizayn edilmiş özel ürünlerdir. Bu ürünlerde Cookie/session poisoning, Sql injection veya Cross-site scripting gibi atakların tamamına karşı koruma kalkanı bulunur.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi yazılım geliştirme ekibi binlerce sayfa kod yazarken bazılarında hata yapmış olabilir. Application Firewall ürünü atak tiplerini bildiği için gözden kaçmış bu hatalı kodlara yapılacak atakları engeller. Ayrıca uygulamada hata bulunmasa bile, sisteme özel bilgileri web ziyaretçilerinden ve atak yapanlardan saklayacaktır.

Devamını okuyun…

Yeni Nesil Güvenlik: Predictive Security

Nisan 29, 2009 fentanyl Yorum yapın

Reactive ve Proactive Security modelleri tarihe karışıyor. “Reputation” ve “in the cloud” teknolojilerinin yarattığı yeni nesil güvenlik modeli Predictive Security. Güvenlik seviyemizi yükseltecek bu tanımdan kısaca bahsedelim.

Predictive kelimesi önceden haber verebilen, kehanet edebilen, tahmin edebilen anlamlarını taşıyor. Predictive Security terimi birçok üreticinin yayınlarında kullanıldı. Predictive Security ve in the cloud security tanımları üzerine birşeyler karalamayı düşünürken McAfee’nin 2009 RSA konferansında Predictive Security vizyonunu duyurması beni yazmaya mecbur bıraktı.

Predictive Securty kavramına giden yol itibar temelli güvenlik (reputation based security) kavramı ile başladı. URL Filtreleme ürünleri uygunsuz içerik barındıran web sitelerine erişimi engellerken, e-posta kara listeleri (RBL) spam göndericilerinin ip adreslerini engellememize olanak sağladı. Zaman içerisinde basit kontroller gelişti. Web güvenliği ürünleri uygunsuz içerik ile birlikte zararlı kod barındıran siteleri de engellemeye başladı. Antispam ürünleri e-postaların içinde bu gibi URL bağlantılarını gördüğünde gelen postayı reddetmeye veya karantinaya almaya başladı. Oltalama (Phishing) atakları da aynı yöntemlerle engellendi.

Secure Computing şirketi Trusted Source (www.trustedsource.org) çözümü ile ilk defa web, e-posta ve firewall ürünlerinin bütünleşik bir şekilde itibar temelli çalışmasını sağladı ve müşterilerinin güvenlik seviyelerini ciddi biçimde yükseltti. McAfee Artemis teknolojisini geliştirerek in the cloud antimalware hizmetini duyurdu.

Özellikle Linux kullanıcıları Dshield ve ThreatSTOP hizmetlerini bilirler. Yüksek miktarda atak yapan ip adresleri Dshield ve ThreatSTOP bilgi bankasına kaydedilir ve bu hizmetlerle uyumlu birçok güvenlik duvarı bu ip adresleri veya ip bloklarını kara listeye yazabiliyor.

Buraya kadar saydığım her konunun ortak özelliği “in the cloud security” tanımının içinde olması. Temel olarak merkezi bir güvenlik takip sistemi tüm dünyadaki güvenlik olaylarını izliyor ve atak yapan, spam gönderen, phishing yapan, kötücül kod yayan tüm web siteleri, URL adresleri veya ip adreslerini kayıt ediyor. Hizmeti kullanan ürünlere sahip müşteriler de itibarı kötü olan bu kaynaklara erişimi iki yönlü olarak engelleyebiliyorlar.

Predictive Security tanımı in the cloud security tanımının bir adım ilerisi. Predictive Security’nin merkezi güvenlik takip sistemi bilgi bankasını birçok farklı amaca hizmet eden güvenlik ürünleri kullanabiliyor. Predictive Security modelinin nasıl işlediğine dair birkaç örnek vereyim ve nereye doğru gittiğimizi anlatmaya çalışayım.

1. Oltalama (Phishing) atağı yapan bir web sitesi keşfedildiğinde itibar temelli sistemler web güvenliği ürününe ilgili URL veya IP adresine erişimin engellendiğini bildirebilir. Predictive Security ile bu risk bilgisini güvenik duvarı veya atak engelleme sistemine bildirmek mümkün.

2. Dünyada her gün milyonlarca pazarlama yapan e-posta gönderiliyor. Antispam ürünleri bu gibi postaları yakalayıp engellemeye çalışıyor ancak %100 başarı imkansız. Predictive Security ile pazarlama e-postalarının içerisinde geçen URL adreslerinin web güvenliği ürünlerince engellenmesi mümkün.

3. Atak yapan veya malware gönderen ip adresleri itibar temelli sistemler sayesinde ağ güvenliği ürünlerimizce engellenebiliyor.  Predictive Security modeli ile yakın gelecekte ağımıza bağlı olmayan mobil bilgisayarlarımız da yüklenmiş olan firewall veya host ips yazılımlarını kullanarak engellenmesi gereken ip adreslerini öğrenip engelleyebilecek.

Predictve Security terimi henüz çok yeni. Öyle ki wikipadia ve kutsal bilgi kaynağımız ekşi sözlükte kayıdı bulunmuyor. Bu makale sanırım ilk Türkçe Predictive Security makalesi oldu ancak çok yakın zamanda bu terimi sıkça duymaya başlayacağımıza şüphe yok.

Şirketlerde Eski Çalışan Tehdidi ve Elektronik Ortam Güvenliği

Nisan 29, 2009 fentanyl Yorum yapın

Şirketler bilgi güvenliğinin sağlanması için organizasyonları içerisinde altyapılarını güçlendiriyor olsalar da, kullanıcıların uygulamaları konusunda kontroller zayıf kalıyor.

PricewaterhouseCoopers (PwC) ile CIO ve CSO yayınları tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre eski çalışanlar hackerlardan da tehlikeli.

Yeni milenyumda ortaya çıkan finansal skandallardan sonra şirket yöneticilerinin hapse girdiklerini görmeye alıştık. Fakat şu başlık gerçekten şaşırttı: BT Yöneticisi, Hack Davasında Hapis Cezasına Çarptırıldı.

Dava, Mark Erfurt adında bir network uzmanı ile ilgili. Bu kişi eski işyeri olan Manufacturing Electronic Sales Corp. (MESC) şirketine ait bilgi-işlem sistemine Ocak 2003’te, işine son verildikten sekiz ay sonra, izinsiz olarak girmekle suçlanıyor.

39 yaşındaki Erfurt, Symantec’in pcAnywhere adlı uzaktan yönetim programını MESC şirketinin networküne girmek için kullandığını kabul etti. Bu şekilde şirket ağına sızdıktan sonra bazı verileri sildiğini, şirketin başkanının e-postasını kullandığını ve özel veritabanlarını download ettiğini de itiraf etti. Aynı zamanda yaptığı bu izinsiz erişimin izlerini silmek için yedekleme teyplerini de silmeye çalışmış. Bu onun, ayrıca delilleri karartmak suçundan yargılanmasına neden oldu.

Şimdi Erfurt’a beş ay hapis, artı beş ay ev hapsi ve üç sene şartlı tahliye cezaları verilmesi gündemde, ayrıca 45,000 dolar tazminat ödemesi gerekiyor. Bu hüküm karşısında Erfurt rahatlamış olmalı çünkü sadece delilleri karartma suçundan bile 20 yıl hapis cezası alabilirdi.

Erfurt bu olay sırasında ve halen Centaur adlı bir şirkette çalışıyor. Bu şirket MESC firmasının rakibi. Centaur’un CEO’su bu olayın Erfurt’un kişisel girişimi olduğunu ve kurumsal casuslukla bir ilgisinin bulunmadığını vurguladı. Ama çok kolayca bu tür bir olaya dönüşebilirdi.

Devamını okuyun…

Mobil cihaz güvenliği

Nisan 29, 2009 fentanyl Yorum yapın

Artık her alanda kullanılan, üzerinde kurumsal ve bireysel birçok uygulama çalıştırılan akıllı telefonlarımız ne kadar güvende?

Bilişim teknolojileri artık ceplerimizde peki ya güvenlikleri!
Birçok sektör gibi yeni gelişmeler ışığında bilgi teknolojileri de gelişmekte ve bilgiyi taşımanın, paylaşmanın ve korumanın yöntemleri de evrilmekte. Birkaç sene öncesine kadar bilgi güvenliği denildiğinde akla ilk gelen ve korunması gerektiği düşünülen sistemler bilgisayarlardı. Ancak artık teknolojimizin ulaştığı noktada akıllı telefonlar bu kavramı büyük ölçüde değiştirdi. Bu cihazlarda kızıl ötesi ve Bluetooth ile başlayan çevre cihazlar ile haberleşme yetileri kablosuz ağlara bağlanabilmesinden GPS uydu sistemleri ile haberleşmeye kadar vardı. Birçok cep telefonu operatörünün düşündüğünün aksine henüz akıllı telefonlar ile yapılan bankacılık işlemleri beklendiği düzeye ulaşmadı. Ancak bu cihazlar hali hazırda bir bilgisayarın yapabildiği aklınıza gelebilecek hemen ne varsa yapabilir duruma ulaştı. O kadar ki web gözatıcıları, mesajlaşma yazılımları ve şirket e-posta sunucularına erişim bu cihazların yapabildiği basit işler arasında görülmeye başlandı.
Teknoloji gibi hedeflerde değişiyor
Günümüzde mobil cihazlar çok daha akıllı ve yetenekli hale geldi. Eskilerin casus filmlerinde izlediği birçok şey artık sokakta yürüyen herkesin cebine çoktan girmiş durumda. Kazandıkları bu yetenekler ile bu cihazların taşıdığı bilgiler ve önemleri de aynı ölçüde arttı. Bu artış bilgi korsanlarının gözünden kaçmış değil. Birçok üst düzey araştırma şirketinin araştırmaları bilgi korsanlarının yeni hedefinin bu cihazlar olacağını göstermekte. Şirketlerin yaptığı araştırmalara göre 200 adet akıllı telefon virüsü bu cihazların çalışma ortamında dolaşmakta ve bu sayının her altı ayda ikiye katlanması beklenmekte. Ayrıca akıllı telefonlar şirket iletişimi için kullanıldığı gibi aynı zamanda bireysel amaçlar için de kullanılmakta.
Şirketler biran önce önlem almaya başlamalı
Şirket iletişiminde kullanılan akıllı telefonlar son kullanıcıların ellerine bırakılmış durumda. Birçok kurum bu cihazlar için merkezi bir yönetim ve politika aracı kullanmamakta ve bu da kurumların güvenliğini büyük ölçüde tehdit etmekte. Şirket bilgisayarları için konulmuş olan kuralların (belki de daha katılarının) bu cihazlar için de konumlandırılması ve geciktirilmeden uygulanmaya başlaması gerekmekte.  Şirket politikalarına uymayan veya bireylerin kendi cihazları ile kritik bilgilere erişimleri engellenmeli veya kontrol altına alınmalı. Şirketler bu cihazlar üzerinde bulunan verilerini şifrelemeli ve cihazların dışarıdan bağlanabilirlik yöntemleri mutlaka sorgulanmalı. Örneğin şirketin internet bankacılığı bilgilerinin akıllı bir telefon vasıtası ile bir korsanın eline geçmesi hiç de hoşunuza gitmeyecek bir durum oluşturabilir. Bunu engellemenin yöntemi ise oldukça basit elektronik bir cüzdan kullanmak ve elektronik cüzdanın taşıdığı bilginin de şifrelenmesini sağlamak. Ayrıca akıllı cihazların hedef haline geldiğini birçok bilgi güvenliği üreticisi şirketin bu cihazlar için Anti-Virüs, Güvenlik duvarı gibi uygulamalar geliştirmesinden de anlayabiliriz. Alıştığınızın aksine biraz uzun bir giriş ve önlem önerileri ile yazıma başladım. Burada konunun esas önemli kısmının bu cihazların korunması olduğunun altını özellikle çizmek istedim. Ancak tabii ki Underground köşesinin bir klasiği olarak akıllı bir telefonun nasıl bir hedef haline gelebildiği gösterecek bir kaç örnek vermeye çalışacağım.
Bluetooth
Örnek olarak ele alacağımız bağlantı şeklimiz Bluetooth olacak. Bildiğiniz gibi Bluetooth taşınabilir bilgisayarlar, yazıcılar, sunum cihazları ve tabii ki akıllı telefonlar gibi birçok cihazın birbirleri ile kablosuz olarak haberleşmesini sağlayan bir sistem.
Bluesnarfing
Bluetooth kullanılarak yapılabilecek atakların en başında Bluesnarfing olarak isimlendirilen ve kısaca yetkilendirilmemiş kişilerin Bluetooth bağlantısını kullanarak bilgi sızdırmaları olarak özetleyebileceğimiz bir yöntem var. Bu yöntem kullanılarak akıllı bir telefonun içindeki kişi ve takvim bilgileri, e-posta ve metin mesajları, resimler ve en önemlilerinden biri olarak akıllı telefonun kimlik bilgileri gibi birçok bilgiye ulaşılabiliyor. Birçok akıllı telefon üreticisi ve Bluetooth standartında ki gelişmeler ile bu açıklar kapatılmış gözüksede tehlike hala eski sürüm kullanan cihazlar için geçerli.
Bluebugging
Bluebugging bir önceki değindiğimiz yöntemden biraz daha tehlikeli ve can acıtıcı olabilir. Çünkü bu saldırıya maruz kalmış bir akıllı telefon vasıtası ile telefon görüşmesi yapılabilir, metin mesajları gönderilebilir ve hatta akıllı telefon ile yapılan telefon görüşmeleri dinlenebilir. Yukarıda değindiğimiz iki atak tipi kurumsal olarak telefon üreticileri tarafından Kabul edilmiş ve teyit edilmiş ataklar. Sektördeki üreticiler birçok ürünleri için bu tarz güncelleştirmeler yayınlayarak bu sorunu çözmüş durumdalar. Yukarıda da değindiğimiz gibi kurumsal firmaların üzerine düşen görev; akıllı telefonları da bilgi güvenliği politikalarına dâhil ederek bu cihazlar ile ilgili olarak hareket planları hazırlamaları.
Bildiğiniz gibi Bluetooth on metre gibi kısıtlı bir alanda çalışan bir sistem. Ancak Bluetoone gibi bir yöntem yardımı ile bu mesafeyi gerçekten kendinizi tehdit altında hissedeceğiniz bir uzunluğa çıkarmak mümkün.

Yukarıda bahsettiğim tüm bilgileri ve detaylarını Bluetooth’un kurumsal sayfasından ve akıllı telefon üreticilerinin teknik dokümanlarından edinebilirsiniz. Sorularınız ve görüşleriniz için yukarıdaki e-posta adresinden bana ulaşabilirsiniz. Bir sonraki sayıda görüşmek üzere güvenli günler…

http://67.227.152.45/makaleler/mobil-cihaz-guvenligi